Salon Küçük Alanlara Mobilya Taşırma: Pratik İpuçları
İlk evimin salonu 16 metrekareydi ve içine üçlü koltuk, iki berjer, bir orta sehpa, bir TV ünitesi ve devraldığım kocaman bir vitrini sığdırmaya çalışmıştım. Sonuç: kanepenin önünden geçerken sehpaya çarpan bir dizim, hiç açılmayan bir balkon kapısı ve misafir geldiğinde herkesin sırt sırta oturduğu bir oda. O salonda üç yıl yaşadıktan sonra öğrendiğim şey şu: küçük salon mobilya yerleştirme meselesi, mobilya sayısını azaltmaktan çok, boşluğun nerede duracağına karar vermekle ilgili.
Asıl sorun metrekare değil, sirkülasyon
Dar salonlarda insanların şikâyeti genelde "eşya sığmıyor" oluyor. Ama ölçtüğümde çoğu zaman eşyalar sığıyor; sığmayan şey insanın kendisi. Bir odada rahat hissetmek için kapıdan koltuğa, koltuktan balkona kesintisiz bir yürüme hattı olması gerekiyor. Bu hattın en dar yerinin 60-70 santimin altına düşmemesi lazım; sehpayla koltuk arasında ise 35-40 santim yeterli oluyor, daha fazlası bardağa uzanmayı zorlaştırıyor.
Kendi salonumda yaptığım en faydalı şey, mobilyaları taşımadan önce yere kâğıt bantla ölçülerini işaretlemek oldu. Bir öğleden sonra sadece bantla uğraştım, ama vitrinin gitmesi gerektiğini o gün anladım. Fiziksel olarak taşımadan önce zeminde görmek, kararı çok kolaylaştırıyor.
Yerleşim seçeneklerini karşılaştıralım
Dar bir salonda temelde dört yerleşim mantığı var. Hepsini denedim, hepsinin bir bedeli var:
| Yerleşim | En uygun olduğu durum | Kazandırdığı | Bedeli |
|---|---|---|---|
| Tek duvara yaslı L köşe takımı | Uzun ve dar odalar | Orta alanı tamamen boşaltır, oturma kapasitesi yüksektir | Köşe takımı taşınırken sabit kalır, yerleşimi değiştiremezsiniz |
| İkili kanepe + iki tekli koltuk | Kare planlı küçük salonlar | Esnek, misafire göre yeniden dizilebilir | Dört ayrı parça görsel kalabalık yaratır |
| Karşılıklı iki ikili kanepe | Sohbet ağırlıklı kullanan evler | Simetri huzur verir, TV odağını kırar | Geçiş koridoru daralır, en az 3 metre genişlik ister |
| Yatak olabilen kanepe + puf düzeni | Salonu ikinci oda gibi kullananlar | Pufları kaldırınca oda iki katı görünür | Günlük konfor tam koltuk kadar iyi değildir |
Ben ikinci evimde birinci seçeneği tercih ettim ve dönüp bakınca doğru karardı. Ama üç kişilik ailemiz nadiren kalabalık ağırlıyordu; sık misafir ağırlayan biriyseniz esnek düzenin değeri artıyor, bu konuda salon tasarımı ve konuk ağırlama üzerine yazdıklarımıza da göz atmanızı öneririm.
Mobilya seçerken baktığım dört şey
- Ayak yüksekliği. Altı görünen mobilya, zemini kesintisiz gösterdiği için odayı büyütüyor. Yere oturan blok kanepeler dar salonda hantal duruyor.
- Kolçak kalınlığı. İnce kolçaklı bir üçlü kanepe, kalın kolçaklıya göre aynı oturma alanı için 20-25 santim daha az yer kaplıyor. Mağazada kimse bunu söylemiyor, ölçüp bakmak gerekiyor.
- Sırt yüksekliği. Alçak sırtlı koltuklar göz hizasını serbest bırakıyor ve duvarların üst kısmı görünür kalıyor. Bu, duvar dekoru için de alan açıyor.
- Çift işlevlilik. İçi açılan puf, tekerlekli yan sehpa, katlanır yemek masası. Bunlar klişe önerilermiş gibi duruyor ama gerçekten işe yarıyor; benim orta sehpam aynı zamanda battaniye deposu.
Sık yapılan üç hata
Her şeyi duvara yaslamak. Küçük odada mobilyayı duvara itmek alanı büyütmüyor, aksine ortada kullanılmayan garip bir boşluk bırakıyor. Kanepeyi duvardan 5-10 santim ayırmak bile odaya derinlik katıyor.
Halıyı küçük almak. Koltukların ön ayakları halının üzerinde durmalı. Ortada yüzen küçük bir halı, odayı parçalıyor ve daha dar gösteriyor.
Tek bir tavan lambasıyla idare etmek. Dar salonda köşeleri karanlık bırakan tepeden aydınlatma, odanın sınırlarını sertleştiriyor. İki noktadan gelen yumuşak ışık, aynı odayı gözle görülür şekilde ferahlatıyor. Doğru aydınlatma seçimi konusundaki notlar bu açıdan tamamlayıcı.
Benim önerdiğim sıra
Yeniden düzenlemeye başlayacaksanız şu sırayla ilerleyin, ben tersinden gidip iki kez yorulduğum için söylüyorum:
- Odayı tamamen boşaltın ya da en azından zihinsel olarak sıfırlayın.
- Geçiş hatlarını belirleyin: kapıdan balkona, kapıdan mutfağa.
- En büyük parçayı (genelde kanepe) yerleştirin; odanın en uzun duvarına ya da pencereye dik konumlandırın.
- Odak noktasını seçin: TV, pencere manzarası veya bir duvar kompozisyonu. Hepsi birden odak olamaz.
- Küçük parçaları en sona bırakın ve hepsini birden koymayın. İki hafta eksik yaşayın, gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu o zaman anlarsınız.
Renk ve doku da bu denklemin parçası: açık tonlu duvarlar, tek bir koyu aksan ve birkaç yumuşak doku, aynı yerleşimi çok daha havadar gösteriyor. Odaların rengini seçmek ve doku ekleyerek dekorasyon konularındaki yaklaşımı buradaki yerleşim mantığıyla birlikte düşünürseniz, dar alanlarda mobilya dizaynı işi tahmin ettiğinizden kolay